ANATÜRKLER ULUSLARARASI SÜPERİLETKENLİK VE MANYETİZMA KONFERANSINDA...
Eğitim danışmanımız Dr. Özden Aslan ve üyesi olduğu çalışma grubu 25-29 Ağustos 2008 tarihleri arasında Side-Antalya'da gerçekleşen "Uluslararası Süperiletkenlik ve Manyetizma Konferansı (International Conference on Superconductivity and Magnetism-ICSM2008)"na "The Chaotic Points and XRD Analysis of the Hg-Based Superconductor" ve "Terahertz Oscillations in Mercury Cuprate Superconductors" adlı bildirilerle katıldılar.
Ayrıntılı bilgi için www.kavramsitesi.org sitesindeki "Bilimde Neler Oluyor" köşesine bakınız.
***
Basın Bildirisi: ULUSLARARASI SÜPERİLETKENLİK VE MANYETİZMA KONFERANSI (ICSM2008)
Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı Basın Bildirisi:
Günümüzde hemen her ülkenin gündeminde bulunan artan nüfus ve gelişen teknoloji enerjiye olan ihtiyacı zorlamakta, ülkeler bir taraftan mevcut enerji kaynaklarını daha verimli kullanma yönünde çalışmalar yaparken, bir taraftan da alternatif enerji kaynakları yaratma yönündeki çalışmalara hızla devam etmektedirler. Dünyaya objektif bir gözle bakıldığında bir tarafta sanayileşmiş ve enerjiyi etkin bir şekilde kullanan gelişmiş ülkeler, bir tarafta ülkemizin de içinde bulunduğu yeni gelişmekte olan ülkeler ve bir tarafta da çoğunluğu İslam coğrafyasında bulunan, bu gelişmelerden bihaber ve kötü şartlar içerisinde yaşayan ülkeler bulunmaktadır.
Taşıma özelliği bakımından dağıtım kolaylığı, pek çok üretim kaynağında ve çevre dostu olarak da kullanılabilir olması nedeniyle enerji olarak tartışmasız en kullanışlısı elektrik enerjisidir. Gerçekte elektrik enerjisi şebeke ağı 20. yüzyılın en büyük mühendislik başarısı olarak kabul edilir. Ancak şehirleşmenin giderek yaygınlaşması, elektrik enerjisine duyulan ihtiyacın giderek artması; elektrik şebeke ağının kapasitesini zorlamakta ve bunun neticesinde sayısal elektronik cihazlar bozulmakta, endüstriyel süreçler sekteye uğramakta ve elektriksel cihazlara zarar veren gerilim dalgalanmalarıyla elektrik şebekelerine olan güvenirlilik giderek azalmaktadır. Ülkemizdeki şehirleşmenin giderek arttığı bir ortamda öngörülemeyen planlamalar ve eksik öngörüler neticesinde büyük şehirlerimizde elektrik şebekelerinde hem gerilim dalgalanması hem de frekanstaki kararsızlıklar millî ekonomimize önemli ölçüde zarar vermektedir. Ülkemizde bu alanda elektrik şebekelerindeki düzensizliklerden dolayı meydana gelen millî ekonomideki zarar sağlıklı bir şekilde tespit edilememektedir. Gelişmiş ülkelerde yapılan istatistiklere binaen Türkiye genelinde 1 güne yansıyan elektrik kesintileri ve gerilim dalgalanmalarının Türkiye’ye maliyeti yaklaşık 1,5 milyar/günlük mertebesinde olacağı tahmin edilmektedir.
Süperiletkenlik, elektrik şebekesinin güvenilirliğini, kapasitesini ve verimliliğini arttırmada çok önemli fırsatlar ortaya koymaktadır. Süperiletkenler doğru akıma karşı kayıpsız taşıma yeteneğinde olup elektrik şebekesini çok daha verimli hale getirebilecekler ve süperiletken teller aynı kesite sahip bakır tellerden yaklaşık 5 kat daha fazla akım taşıma kapasitesine sahiptirler (örneğin MgB2’ye kıyasla). Bu da eğer süperiletken tel geleneksel olarak kullanılan bakır tel yerine kullanıldığında yaklaşık 5 kat büyüklüğünde geniş bir alana ve nüfusa daha iyi kalitede elektrik enerjisi sağlama anlamına gelmektedir. Özellikle süperiletkenlerin kırsal kesimlerde daha kullanılışlı olacağı düşünülmektedir. Süperiletken tellerden yapılmış trafolar hacim ve ağırlık bakımından çok daha küçüktürler. En az 2 kat daha geleneksel trafolardan verimli olacaktır. Ayrıca yanma özelliği olan ve çevre kirliliği sağlayan trafo yağlarına ihtiyaç duyulmadığından, süperiletken trafolar çevre dostu olarak nitelendirilebilir. Geleneksel şebeke teknolojisinin aksine süperiletken hatalı-akım sınırlayıcıları oldukça yararlı uygulamalardır. Bu tür cihazlar (hatalı-akım sınırlayıcılar) sistemde meydana gelen gerilim dalgalanmaları ve frekans kararsızlıkları gibi hatalarda yüksek akımlara karşı direnci aniden arttırarak aşırı yük giderilene kadar şebekeyi hasarlardan korumakta ve aşırı akımları sınırlamaktadır. Böyle bir cihaz sayesinde elektrik şebekesinin güvenilirliği arttırılmaktadır. Yine benzer şekilde süperiletken ve aktif güç düzenleyicileri, kullanılan elektriğin kalitesinin arttırılmasında önemli sistemlerdir. Süperiletken motorlar ve jeneratörler sadece kayıpları yok eden, ağırlık ve hacim bakımında elverişli olan sistemler değil aynı zamanda geleneksel sistemlerden reaktif güç dalgalanmalarına, frekans kararsızlıklarına ve gerilim dalgalanmalarına daha toleranslı cihazlar olarak nitelendirilebilir. Ülkemizin nüfusu ve şehirleşmede yaşanan gelişmeye bakıldığında 2030’lu yıllarda sanayileşme ile paralel olarak nüfusun % 90'dan fazlası şehirlerde olacak, şehirlerde sanayileşme ile birlikte gelen nüfus artışı elektrik enerjisi ihtiyacını arttıracak ve bununla birlikte daha kaliteli enerjiye ihtiyaç duyulacaktır. Türkiye’de süperiletkenlik alanında iyi yetişmiş yetenekli atmışın üzerinde akademisyen bulunmaktadır. Herhangi bir kurumsal yapı olmamasına karşın çeşitli üniversitelere dağılmış bu grup, teknolojinin de yardımıyla sürekli dayanışma ve bilimsel işbirliği halindedir. Bugünkü geldiğimiz noktada güç dönüşümünü içeren cihazların kullanımında süperiletken tellerin tasarım, prototip ve gösterim basamaklarını aştığını kolayca müşahede etmekteyiz.
20. yy bilim tarihinde, önemli gelişmelerin olduğu bir asır olarak kabul edilebilir. Yaklaşık bir asır önce, 1911yılında, Kamerlingh Onnes, helyum gazının sıvılaştırılması ve çok düşük sıcaklıklara inilmesi sonucunda, Hg(civa) metali üzerindeki direnç ölçümleri sırasında, civanın direncinin kritik sıcaklık denilen belirli bir sıcaklığın altında keskin bir şekilde sıfıra düşmesi ile süperiletkenliği bulmuştur.
Süperiletken bir malzemenin özelliği şudur: Bu tür bir malzeme içine bir akım sürdüğünüz zaman bu akım içeride sonsuza kadar akar, yani herhangi bir kayıp olmaz. Bu enerjinin boşa harcanmayacağı anlamına gelir. Dünyanın içinde bulunduğu sıcaklıkta bu bir rüyadır, çünkü süperiletkenlik çok düşük sıcaklıklarda meydana gelmektedir, dünyanın sıcaklığı ise bu sıcaklık değerlerine göre oldukça yüksektir. Fakat kutupların sıcaklık değeri son yıllarda keşfedilen bazı süperiletkenlerin kritik sıcaklığına yakındır.
Düşük sıcaklıklara inilmesi gerekliliği, süperiletkenlerin yaygın olarak kullanımını engellemektedir. Diğer taraftan son yıllarda soğutma teknolojisinde çok ciddi gelişmeler olmuştur. Özellikle verimi yüksek, güvenilir ticarî soğutucular (cryo-cooler), ve/veya sıvı azot gibi pahalı olmayan üretimi kolay soğutucu sıvılar bugünkü teknoloji ile çok daha büyük cihazları düşük sıcaklıklara soğutmayı mümkün kılmaktadırlar.
Bugün dünyanın önde gelen firmalarındaki bilim insanları ve mühendisler süperiletken motorlar, jeneratörler, güç kabloları, tıbbi cihazlar tasarlamakta ve üretmektedirler. Bu süperiletken ürünler, süperiletken olmayan cihazlara kıyasla çok yüksek verimliliğe sahiptirler. Bunlara ilave olarak süperiletken hatalı-akım sınırlayıcılarının, tıbbi manyetik rezonans görüntüleme sistemleri ve zayıf manyetik alan sensörleri gibi alanlarda hem sivil hem de milli savunma alanında birçok önemli yenilikler doğuracağı kanaati toplantıda paylaşılmıştır.
Artık süperiletkenliğin dönemimizin günlük hayatında bile vazgeçilmez bir unsur olduğu bütün dünya tarafından kabul edilmektedir. Günümüzde hemen her teknoloji, daha küçük bileşenlerin üretilmesi, performansın iyileştirilmesi, maliyetin düşürülmesi ve daha iyi bir gelecek yaratılması için geliştirilmektedir. Klasik bir mantıkla eski enerji taşımasında kullanılan bakır ve alüminyum teknolojisine körü körüne bağlı kalma anlayışı hedefi Atatürk’ün de belirttiği gibi çağdaş uygarlık olan büyük Türkiye’nin kaderi olmamalıdır.
Süperiletkenlik pek çok alanda kullanılabilecek ve ülkemizin hazinesi olan BOR’un da içinde barınabileceği bir teknolojidir. Gelecekte enerji bunalımını çözmek üzere nükleer füzyon güç santrallerinde (ITER) kullanım alanı bulacağı kesindir. Buna ek olarak güneş enerjisinin şehirlere naklinin bile süperiletken kablolar ile mümkün olabileceği artık herkesin yadsınamaz bir gerçek olarak kabul ettiği bir olgudur. Rüzgâr enerjisinde bile verimi arttırmak amacı ile süperiletken jeneratörler kullanılmaktadır. Süperiletkenlerin bilişim teknolojilerinde kullanılması bugünkü teknoloji ile bile, kıyaslanması düşünülmeyecek kadar hızlı süper bilgisayarların markete girmesi, hızlı ve kaliteli haberleşme imkânlarının doğması demektir. Bunun ötesinde süperiletkenler çevre dostudur. Süperiletkenlerin, hava ve su kirliliği gibi kirliliklerin temizlenmesinde manyetik filtre olarak kullanılabilmesi mümkündür. Süperiletken teknolojisi kullanılan sistemlerle, enerji şebekelerinde frekansı kararlı enerji dağıtımı imkânı ortaya koyularak, elektrik kesintilerinin minimize edileceğine kesin gözüyle bakılmaktadır.
Süperiletkenlik teknolojide hemen her yere katkıda bulunabilecek çağımızın en büyük fiziksel hadiselerinden biridir ve bunu fark eden ülkeler vardır. 2006 rakamları ile yılda 5 milyar ABD$'lık ticaret hacmi olan süperiletkenlik teknolojisinde sadece gelişmiş ülkelerde yaklaşık her yıl 200 milyon $ mertebesinde meblağ ARGE faaliyetlerine aktarılmaktadır. 1980’li yıllarda yarı iletken teknolojisinin önemini kavrayan Güney Kore çok kısa bir sürede millî geliri Türkiye’nin altında iken bugün Türkiye’nin birkaç misli milli gelirle Türkiye’nin önüne geçmiştir. Yarıiletken teknolojisi artık doyuma ulaşmıştır. Geleceğin teknolojisi süperiletkenlik ve spintronik üzerine olacaktır. Spintronik manyetizmanın teknoloji vaad eden yeni koludur ve bununla ilgili ayrıntılı açıklama daha sonra verilecektir. Bugün 5 milyar dolar’ı aşan yıllık ticaret hacminin önümüzdeki birkaç yıl içerisinde soğutma teknolojisinin gelişmesine paralel olarak yıllık 50 milyar dolar‘ı bulacağı tahmin edilmektedir.
Türkiye’nin dünya BOR rezervinin yüzde 72'sine sahip olmasına karşın BOR teknolojisindeki yeri belki de %1’in altındadır. BOR elementini ekonomiye katma değer olarak kazandırma amacıyla Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) BOR temelli projeleri desteklemektedir. Prof. Dr. Ali Gencer de BOR temelli süperiletken tel üretimi yönündeki projelerini mütevazı bir bütçe ile BOREN’in desteklediğini ve bu proje kapsamında tellerin üretimini yapacak cihazı tamamen yerli teknoloji ile ürettiklerini kaydetti. Dünyadaki örneklerinden çok daha üstün özelliklere sahip cihaz, Türkiye'nin dışarıdan satın almak zorunda kalacağı elektrik şebekelerinde kullanılan kabloların Türkiye'de de yapılmasını mümkün hale getirmiştir. Bu hususta seri üretim için endüstriyel boyutta sanayici desteğine ihtiyaç bulunmaktadır.
Bu bağlamda Prof. Dr. Ali Gencer başkanlığında 25-29 Ağustos 2008 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi tesislerinde Side’de yapılacak olan Uluslararası Süperiletkenlik ve Manyetizma Konferansı (ICSM2008)’na dünyanın yaklaşık 80 ülkesinden 700’ün üzerinde bilim insanının katılması beklenmektedir. Bu sayılar, fizik alanında Türkiye için bir rekordur ve dünyadaki sınırları da zorlamaktadır. Hedefi çağdaş uygarlık olan ülkemizin bu konferansımızı bir platform olarak değerlendirmesi, bu önemli fırsatı ülke menfaatleri doğrultusunda ortaklıklara dönüştürmesi ve fırsatın kaçırılmaması dileği ve ümidi içinde devlet büyüklerimizin konuyu olumlu değerlendirmeleri beklentisi ile genişletilmiş yönetim kurulu kararını kamuoyuna saygı ile duyururuz. 2 Haziran 2008.
Prof. Dr. Bekir Özçelik ICSM2008 Genişletilmiş Yönetim Kurulu Adına Basın Sözcüsü Konferansın Adı, Tarihi ve Yeri: International Conference on Superconductiviy and Magnetism; 25-29 Ağustos 2008 - Side Antalya
|